Haber Merkezi/ Davethaber
Amerikan askerleri üzerindeki hukuki yönetim, kuvvetlerin çekilme programının belirlenmemesi ve Amerikan askerlerinin 2009’dan 2011’e kadar Irak şehirlerinde bulunacak olması, Irak hükümetinin Bağdat ve Washington arasında yapılan güvenlik anlaşmasına yaptığı en önemli itirazlardandı.
Irak bakanlar kurulu Salı günü, BM’nin verdiği görev süresinin 31 Aralıkta dolmasıyla birlikte gelecek 3 sene içerisinde Amerikan askerlerinin Irak’taki durumunu kanunlaştıracak nihai anlaşmanın taslağında zorunlu düzenlemeler –tam olarak belirlenmemiş- yapılmasını istedi.
Bu istek Washington ve onun Bağdat’ta başa getirdiği hükümetini, hiç kimsenin hâlihazırdaki ABD-Irak ilişkilerinin gölgesinde tasavvur dahi edemeyeceği sıcak karşılaşma çizgisine getirdi.
Bu anlaşmayı destekleyen tek taraf Kürtlerdi. Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani anlaşmanın imzalanmamasına karşı uyarırken, Irak Dışişleri bakanı Hoşyar Zebari –Barzani’nin partisindeki bir Kürt- üzerinde değişiklik yapılması için tekrar masaya yatırılmasının zor olduğunu düşündüğü anlaşmayla ilgili olarak, Iraklı yöneticilerin karar alma vaktinin geldiğini söyledi.
En Önemli İtirazlar
Irak hükümetinin ve Irak’taki siyasi güçlerin çoğunluğunun anlaşmayla ilgili olarak reddettiği en önemli maddeler şunlardır:
—2011 yılına kadar kalacak olan ABD üsleri üzerindeki hâkimiyet.
—Bu süre boyunca ABD kuvvetlerinin Irak şehirlerinde bulunması.
—BM’nin verdiği görev süresinin dolmasını takip eden 3 sene içinde askerlerin Irak’tan çekilme programı ve nihai terk edişin zamanı.
—2009’dan 2011’e kadar Amerikan askerlerinin işleyeceği savaş suçlarıyla alakalı hukuki yönetim.
Son iki maddede Irak’taki Amerikan konsolosluğundaki bir yetkilinin açıklamalarına göre, Kürtler hariç farklı siyasi renklerine ve konumlarına rağmen Iraklılar arasında anlaşmazlıklar çıktı.
Anlaşmanın metninde, Amerikan kuvvetlerinin Irak içlerinden gelecek senenin ortalarından itibaren, bütün Irak’tan ise 2011 yılında çekileceği söyleniyor. Ancak Amerika’nın başka niyetler beslediğini gösteren deliller bulunmakta.
ABD Savunma Bakanlığı sözcüsü Geoff Morrell, geçen hafta Amerikan kuvvetlerinin uygun şartlar oluşmadığı sürece Irak’tan çekilmeyeceğini söylemiş ve anlaşmanın yeni başkanın sorumluluğu olmadığını vurgulamıştı.
Morrell, anlaşmanın operasyonlara devam etmek için kanuni çerçeveyi oluşturacağını fakat silahlı kuvvetlerin yeni komutanını yönlendirmeyeceğini de söyledi.
Aynı zamanda yeni anlaşma Irak hukuki idarelerine, resmi görev vakitleri ve üsleri dışında büyük suçlar işleyen Amerikan askerlerine dava açma yetkisi veriyor ve bu yetkinin Amerikan-Irak ortak heyetinin onayıyla uygulanması şartını getiriyor.
Anlaşma Irak hükümet kaynaklarına göre; Amerikalı askerler ve güvenlik şirketlerinde çalışan yabancılar üzerinde Irak yargı sisteminin yetkisini büyük oranda azaltıyor.
Karşılaşma
Irak hükümetinin bu konumu iki taraf arasındaki ilişkileri çatışma noktasına getirdi. Krizin vahameti Bağdat ve Washington taraflarından yapılan açıklamalarda açıkça görülmektedir.
Irak Başbakanı Nuri el-Maliki Amerikalıları esnek, kapalı ifadeler kullanarak “sağ elle verdiklerini sol elle geri alanlar” olmakla itham etti. ABD Genelkurmay Başkanı Michael Mullen Salı günü Irak hükümetine, Bağdat’ın anlaşmayı onaylamaması halinde bunun sonuçlarının vahim olacağı uyarısında bulundu.
Amerika’nın Irak’taki kuvvetlerinin komutanı, İran’ı Irak parlamentosundaki vekillere anlaşmayı reddetmeleri için rüşvet vermekle suçladı. Bu açıklama Iraklıları kızdırdı ve başkan Maliki’nin bu açıklamayı eleştirmesine ve bunun kişiyi makamından edeceğini söylemesine sebep oldu.
Yanlış Bahisler
Bazı Iraklı güçler anlaşmanın imzalanmasının Amerikan başkanlık seçimlerinden sonraya ertelenmesini istiyor.
Bu, gözlemcilere göre yanlış bir bahis. Çünkü Washington’dan gelen raporların çoğu –aralarında uluslararası güvenlik enstitüsünün hazırladıkları da var- başkan adaylarının Ortadoğu ve Irak konusundaki programlarında genel bir uyum olduğuna işaret ediyor.
Obama, Irak’tan çekilme ilkesini desteklemesine rağmen başkanlığının ilk 16 ayında kuvvetlerin hepsinin değil büyük çoğunluğunun çekilmesini uygun görüyor.
Amerikan kuvvetlerinin bir kısmının orada kalmasını, Amerikan konsolosluğunu koruması ve terörizme karşı verilecek mücadeleyi yerine getirecek özel bir güç olması için gerekli görüyor. Fakat Obama bu kuvvetlerin kapasitesi hakkında yeterli açıklama yapmıyor.
McCain de Amerikan kuvvetlerinin çekilme zamanını belirleme fikrine, bu çekilmenin Amerikan ulusal güvenlik bakış açısıyla alakalı olduğu ve zaman belirlenmesinin Amerikan kuvvetlerinin etkinliğini azaltacağı bahanesiyle karşı çıkıyor. Bu kuvvetler Irak’ta şiddet olaylarının tırmanmasında bu sene büyük ilerleme kaydetti.
Gözlemciler Amerika’nın bu hummalı çalışmasının ardındaki hedefin, Beyaz Saray’daki cumhuriyetçilerin idaresini kurtarmak, demokrat rakiplerine karşılık seçimlerde onlara destek olmak ve Amerika’nın Irak’taki varlığına Irak’ın uymak zorunda olduğu kanuni bir çerçeve getirmek olduğunu söylüyor.
Aynı zamanda gözlemciler Kürtlerin konumunun da, Irak hükümetine anlaşmayı onaylaması aksi takdirde bunun sonuçlarına katlanması yönünde uygulanan baskılar kapsamında olduğunu düşünüyor.