Fazıl eğitimi süresince katlandığı zorlukları ona unutturacak güzel bir geleceğin ümidini taşıyor. Oysaki vakıada cereyan edenler başka. Milyonlarca Hintli Müslüman Fazıl ve ailesinin tattığı mahrumiyet halini tadıyor.
The Times of India gazetesi, son senelerde eğitim alanında büyük mesafe kaydetmiş olsalar ve nüfusun çoğunluğunu oluşturan Hinduistlere ve diğer dinlere mensup kişilere kıyasla eğitim oranları yükselmiş olsa da ülke Müslümanlarının çoğunun bu mahrumiyeti yaşadığını söyledi.
Fakat iyi bir eğitim her zaman iyi iş demek midir?
Bu, gazetenin Pazartesi günkü sayısında sorduğu soruydu. Gazete bu soruya resmi istatistiklerle cevap veriyor.
İstatistikler genel olarak Müslümanların hala en büyük işsizlik oranını oluşturduklarını ortaya çıkardı. Hatta eğitimliler bile eğitim oranında önde olmalarına rağmen gayrimüslimlere göre daha az iş imkânına sahipler.
Yapılan bir araştırma, 1999-2000 ve 2004-2005 yılları arasında farklı gruplara mensup kişiler arasında eğitimlilerin artışını karşılaştırdı. Ve 5-14 yaşları asındaki Müslüman erkek çocukların eğitimindeki artışın diğer dinlere mensup kişilerinkiyle kıyaslandığında %9’a %12 arttığı ve Müslüman kızların eğitimindeki artışın da diğerlerine göre %13’e %16 olduğu ortaya çıktı.
Fakat 15-19 yaşlarındaki Müslüman erkeklerin oranı-ister köyde olsun ister şehirde- Hinduist erkeklerin oranını ikiye katladı. Aynı şekilde kızların oranı da bu yaş dönemlerinde Hinduist kızların oranını hızlı bir şekilde geçti.
20-24 yaşları arasındaki dönemde ise Müslüman gençlerin üniversitelere gitme oranı çok hızlı bir artış kaydetti. Fakat bu oran şehirlerde düştü çünkü bu gençlerin okul sıralarında oturmak yerine rızklarını temin edecek kapılar aramaları gerekiyordu.
Dinin ne?
Gazete tekrar soruyor: İyi eğitim iyi iş demek midir?
Yapılan araştırma bunun aksini söylüyor.
1993-94 ve 2004-2005 dönemleri arasında yapılan karşılaştırma, lise mezunu Hinduistlerin Müslümanlara nispetle iş bulma imkanının çok yüksek olduğunu ortaya çıkardı. Bu oran Hinduistler için %6 iken Müslümanlar için %3’tür.
Başka rakamlar,orta ya da yüksek eğitim görmüş Müslümanlar arasındaki işsizlik oranının Hinduistlerin %7’lik oranına karşılık %15’e ulaştığına işaret ediyor.
Gazete cevap veriyor: Bu demek oluyor ki; Müslümanlar gün geçtikçe daha eğitimli oluyor ama iş bulmakta daha fazla zorlanıyorlar.
Gazete bunun sebebinin, bazı lise mezunlarının üniversite eğitimlerini tamamlamalarına engel olan yaşam şartlarının yanı sıra üniversiteli Müslüman gençleri bile işten mahrum bırakan ırkçılık olduğunu söylüyor. Hatta şu ilke yaygınlık kazanmış: Bana dinini söyle sana yetenekli misin değil misin bakmadan hangi işe uygun olduğunu söyleyeyim.
Şiddetli Fakirlik
Daha önce de “Asya Çağı” yayınının editörü, Hintli Müslümanların düşük ekonomi seviyeleri hakkında yorum yapmış ve şöyle demişti: “Müslümanlar Hint ekonomisi mucizesinde önemli bir rol oynasalar da çok zor koşullarda yaşıyorlar ve buna bir çare bulmak için çalışıyorlar.”
“1992’nin Müslüman çocuğu Hindistan’ın ekonomi cennetine dönüşmesini izliyordu fakat hiç kimse ona bu cennete girmesi için bilet yollamadı ya da hiç kimse onun kokusunu koklamasına bile izin vermedi.”
“Ona bu düşük seviyeyle yetinmesini söylediler. Oysa ötekiler aynı seviye üzerinden yeni ufuklara doğru yelken açmış durumdalar.”
1,1 milyarlık nüfusuyla Hindistan’daki Müslümanların sayısı 140 milyona ulaşıyor. Müslümanlar uzun senelerdir toplumsal ve ekonomik ihmalden şikayet ediyorlar. Devlet de bunu 2006’da yayınlanan resmi raporlarından birinde itiraf etmiştir.
Davet Haber