Ukrayna'dan Rusya'ya Korsan Suçlaması   |   Zimbabve'de Kolera Salgınından 300 Kişi Öldü   |   Microsoft'un Ücretsiz Virüs Programı   |   20 Kasım Dünya Çocuk Günü'nde Gasbedilen Haklarını İstediler   |   İran Füzelerinin Menzilini Açıkladı   |   Golfçü Paşa çatışma ve ölüm haberlerini alınca, Jazz konserini iptal etti   |   Trafik Kazalarında Günün Bilançosu:13 Ölü   |   Norveç Savaş Uçağı Filosunu Yeniliyor   |   Kalecinin talihsiz anı ! Video   |   Erdoğan'dan Bankalara Kredi Uyarısı   |  

Ana Sayfaya Dön

 

Ramazan Ruhi Değişim Fırsatıdır Özel

01 2008 Pazartesi : 12:28

Ramazan ayına, yaşam tarzımızı ve düşünce metodumuzu yeniden gözden geçirmek için gerçek bir fırsat olarak bakmalıyız.

Bu, bütün bir sene boyunca alışageldiğimiz şeylerden geçici bir uzaklaşma olmamalıdır. Aksine Ramazanın manasını ve onda alınan dersleri diğer aylarda da sürdürmeliyiz.

 

Küreselleşmesi ve hâkim olması istenen çağdaş yaşam tarzına bakarsak, bugün bizim Ramazan’dan alınacak derslere çok daha fazla ihtiyacımız olduğunu söylemek yerinde olacaktır. Çünkü hâlihazırdaki hayat akışı, insanı tüketim girdabına sokmuş ve onu sahte ihtiyaçlarla zincirlemiştir.

 

Hâkim terbiye metodunun uygulandığı kültürel içerik, insanın isteklerini ve arzularını değersiz ama gösterişli şeylerle sınırlayan bir içeriktir. Bu, çağdaş yaşam tarzının üzerine bina edildiği maddi bakış açısının özüdür.

 

Bu tarzın ruhta yaptığı etkiye bakarsak, maddi felsefelerin hayatın anlamını ve nasıl yaşanması gerektiğini belirlemede başarısız olduğuna kanaat getiririz. Bu felsefelerin büründüğü ilim kisvenin bile farklı millet ve mezheplerde farklı görüntüler arz eden dini hikmetin ulaştığı seviyeye ulaşmaktan aciz olduğunu görürüz.

 

Oruç ibadetini incelemek bu başarısızlığın farklı boyutlarını ortaya çıkarmak için bir fırsattır.

 

Tüketim ve Ruhi Endişe

 

Modern yaşam tarzını ele alan eleştirel araştırmalar –bunların en meşhurları Herbert Marcuse ve Erich From’un yazılarıdır- tüketim ve mülkiyet çılgınlığında ortaya çıkan ve insan psikolojisini kemiren tehlikeli eğilime işaret eder.

 

Marcuse; çağdaş yaşam tarzının insanı sahte isteklerle zincirlediğini düşünüyor. Bu sahte istekler -reklâm gücüyle- ihtiyaçlarını gidermesi için insanı dur durak bilmeyen bir koşturmacanın içine sokan ihtiyaçlara dönüşüyor. İnsan bu tüketim şeklinin gölgesinde seçim yapma ve eğilimlerini uyaran şeylere cevap verme gücünü yitirmektedir.

 

Amerikan Brinston Üniversitesinde hoca olan Dr. Robert’in araştırmaları, psikolojik açıdan bakıldığında, moral bozukluğu ortalamasının yükselmesinin tüketim seçeneklerinin çokluğu ve insanın isteklerine gem vuramamasıyla bağlantılı olduğunu kanıtlıyor.

 

Bu, seçeneklerin çokluğu ve tüketimle uyum içinde olmanın insanı mutlu edeceği yönündeki yaygın inanca terstir.

 

Bu bağlamda Dr. Barry Schwart’ın araştırması da aynı sonuca ulaşmıştır. Moral bozukluğu ve başarısız olma hali, tüketim çılgınlığına uyum sağlamada aşırılığa kaçma, şehveti kontrol etme ve istekleri azaltmanın faydasına dikkat etmemeyle bağlantılıdır.

 

Bu sebeple, isteklere hâkim olma ve şehvete gem vurma alıştırmalarının oruçla yapılmasını tavsiye eden birçok araştırmayla karşılaşıyoruz. Hatta oruçla tedavi etme üzerine uzmanlaşmış yüzlerce kuruluş ve merkez var. Burada en meşhurlarını zikretmekle yetineceğiz: Uluslar arası sağlık cemiyeti, Kanada uluslar arası tabiat ve sağlık cemiyeti ve Amerikan doğal sağlık cemiyeti v.s Eski dini adetlerinde oruca öncelikli olarak önem verdikleri bilinen Asya ülkelerindeki (Japonya, Hindistan ve Çin) binlerce merkezin dışında Avrupa’da da birçok merkez ve cemiyet bulunmaktadır.

 

Kur’an da eski dinlerde orucun yaygın olduğuna işaret etmektedir. “Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere yazıldığı (farz kılındığı) gibi size de yazıldı (farz kılındı).” Dinleri inceleyen antropolojik araştırmalar orucun neredeyse bütün dinlerde ortak bir ibadet olduğunu göstermiştir.

 

Tedavi metodu olarak orucu kullanan tıbbi kuruluşların yanı sıra, orucu farklı boyutlarıyla ele alan yüzlerce kitap ve araştırma da bulunmaktadır.    

 

Psikolojik Açıdan Oruç

 

Biz burada –verileri gündemde olsa bile ve çok sık tekrarlandığı için çoğu bilinen şeyler olsa da- orucun tıbbi karşılaştırmasını yapmayacağız. Bu yüzden burada sadece psikolojik etkisini analiz etmekle yetineceğiz.

 

Oruç ibadetini Resulün birçok defa bize tavsiye ettiği gibi dikkatlice inceleyip doğru usulünü düşündüğümüzde onun gerçekten ruhi ve davranışsal değişimde etkili bir alıştırma olduğunu göreceğiz. Oruç sadece tüketim isteğini kontrol etmek değil ruhun heyecanlarını da kontrol etmektir.

 

Böylelikle oruç, insanı farklı boyutları ve yetenekleriyle kabul eden insani bir yücelme programıdır. Peygamber (s.a.v) müslümanın orucunda ahlaki sıfatların bulunmasını ve içindeki kötülük eğilimlerini kontrol etmeye çalışmasını tavsiye etmiştir. “Yalan sözü ve onunla amel etmeyi terk etmeyen kimsenin yeme ve içmeyi terk etmesine (oruç tutmasına) Allah’ın,  ihtiyacı yoktur.” “Oruç yeme ve içmeden kesilme değil boş ve müstehcen sözden uzak durmaktır. Birisi sana söver ya da kötü davranırsa ona: Ben oruçluyum ben oruçluyum de. Sizden biri oruçlu olduğu gün açık saçık sözler söylemesin ve bağırıp çağırmasın, eğer biri ona söver ya da kavgaya tutuşursa ona ben oruçluyum desin.” “Nice oruçlu kimse vardır ki orucu sade bir açlıktan başka bir şey değildir ve nice gece namaz kılan kimse vardır ki kalkışı uykusuzluktan başka bir şey değildir.”

 

Oruç maddi boyutuyla incelendiğinde tüketim tarzını değiştirmenin sadece biyolojik çekinceden kaynaklanmadığı görülür. Kişi mutlak surette hayata olan bakışını değiştirmelidir.

 

Bu yüzden psikoloji ilmi biyolojik orucu, yaşam tarzında değişiklik yapmayla bağlantılandırır.  Bu sebepten, taşıdığı İslami anlamla, orucun ruhla beden boyutunu birleştirdiğini söylemek doğru olur.

 

İşte öz budur. Yani etkin davranışsal yakınlık. Bunu toplumsal değişim için ruhi değişimi şart koşan Kur’ani bakış açısı da doğrular. “Allah hiçbir kavmi onlar kendilerini değiştirmedikleri sürece değiştirmez”.

 

Biz, ruhi boyutun gücünden ve onun insan varlığı üzerindeki etkisinden bahsetmeyeceğiz. Birçok hastalığın sebebinin psikolojik olduğu bilinen bir gerçek. Bu, psikosomatik tıbbı (psikiyatri) çağdaş psikoloji alanında saygın bir mertebeye yerleştiriyor ve onun diğer ruhi tedavi metotlarından üstün olmasını sağlıyor.

 

Psikiyatrik yöntemin temelinde bilinçli eylemin bedene etki ettiği ilkesi vardır. Hasta olduğuna inanmak bile hasta olmaya sebeptir. Bu da “hastaymış gibi davranmayın hasta olursunuz” sözünün doğruluğunu gösteriyor.

 

Burada bir kez daha oruç ibadetinin sağlam temellere dayandığı dini metinlere dönüp onları incelememiz, oruç ibadetinin anlamını idrak etmemiz ve ruhi etkisini gerçekleştirmesi için bu manaları iliklerimize kadar hissetmeye çalışmamız gerekiyor.

 

Oruç aynı zamanda bize, bencillikten kurtulmayı ve ötekini (fakiri) düşünmeyi öğretiyor. Gerçekten açlığın ne demek olduğunu ve manasını anlıyoruz. Bu yüzden oruç sadece istekleri kontrol etmeyi değil aksine bize ötekini hissedebilme değerini aşılıyor. Bu, toplumsal dayanışmanın gerçekleşmesi için çok önemli bir eğitim temelidir. Böylece orucun etkisi bedeni ve ruhi boyutu geçip toplumsal boyut kazanmış olur.

 

Orucun Kulluk Manası

 

Biz burada orucu, ibadet olması hasebiyle taşıdığı manadan uzaklaştırmak ve dünyevi faydasıyla sınırlandırmak istemiyoruz. Mümin kişi oruca, ahirette ona kazandıracağı sevap yönünden de bakmalıdır. Burada şu kutsi hadisin bize naklettiği güzel manayı hissedebilmek yeterli olacaktır:

 

“Âdemoğlu’nun her ameli kendisinindir. Oruç hariç. Oruç benimdir ve onun mükâfatını verecek olan benim”. “Oruç benim içindir” ve “onun karşılığını verecek olan benim” sözünden ne kastedildiği konusunda âlimler ihtilaf etmişlerdir. Bu konuda yapılan yorumların bazıları şunlardır:

 

Oruca diğer ibadetlerde olabileceği gibi riya karışmaz. “Onun karşılığını verecek olan benim” sözüne yapılan yorumlardan biri de şöyledir: Onun sevap derecesini yalnız ben bilirim. Kurtubi şöyle diyor: “Bu sözün manası; amellerin sevap miktarını insanlar bilebilirler. Bu miktar 10’dan 700’e kadar katlanarak gider. Fakat oruca Allah dilediği kadar sevap verir.”

 

Yorumlar farklı olsa da hepsi orucun ne kadar büyük ve değerli bir ibadet olduğunda birleşiyor. Velhamdü lillahi rabbil âlemin…

 

Davet Haber

 

 

Safya Başı

Toplam (0) adet  yorum eklenmiştir.

Yorumların Tamamı İçin Tıklayınız.
 
İsrail İç İstihbarat Servisi Shabak’ın Elektronik Cihatla Başı Dertte Özel
Yediot Ahranot gazetesine göre; İsrail iç istihbarat servisi Shabak, İsrail internet ağını ve özelli
Dinler arası Diyalog… Arapların Düşmanı İsrail Değil İran Özel
“Araplar için yaratılacak düşman İsrail’in yerine geçecektir ve o da İran’dır.”
Hollanda’daki İslami Okullara Eleştiri Yağmuru Özel
Hollanda eğitim bakanlığı İslami okullara yardım olarak sunduğu 4 milyar Euro’yu bu okullardaki eğit
Mısır ve Güney Sudan… Birlik ve Ayrılık Mesajları Özel
Mısır cumhurbaşkanı Mübarek’in, yönetimi devraldığı 1981 yılından ve 2005’te yapılan Nifaşa barış an
Filistin Diyalogu Neden Başarısız Oldu? Özel
Mısır uzun bir müddetten beri Filistinli gruplar arasında uzlaşma sağlanması için girişimde bulunuyo

n

“Mustafa”dan Sonra Atatürk Artık Yarı İlah Değil Özel

n

Kürdistan Amerika’nın Mandası Olur mu? Özel

n

Hamas Kahire Diyalogunu Boykot Etmekle Tehdit Ediyor Özel

n

Obama Kürtleri Endişelendiriyor Özel

n

Irak'ta önemli değişiklikler beklenmiyor Özel

n

Rosa Oturdu Martin Yürüdü ve… Obama Kazandı Özel

n

Bir Milyon Müslüman’ın Oyu Obama’nın Sandığında Özel

n

Amerika’nın Suriye ve Afganistan Saldırısı Özel

n

3 Yıl Dolmadan Seçimlerden Bahsetmek Yok Özel

n

Suriye,Lübnan Sınırına Asker Konuşlandırdı. Özel

n

Türkiye ve ABD Seçimleri… Ümit Yok Endişe Yok Özel

n

Suçu “Kalem ve Sözle” Cihat Özel

n

Hintli Müslümanlar Eğitimli Ama İşsiz Özel

n

Amerika'ya Uluslararası Kınama Özel

n

Ekonomik Kriz Irak Savaşını Bitirir mi? Özel

n

Numan Kurtulmuş’la Yeni Saadet Özel

n

Taliban: Nato Bölgeyi Terk Etmelidir Özel

n

Savaşın Bitirilmesi İçin Nato Bölgeyi Terk Etmelidir-Özel

n

Bağdat Güvenlik Anlaşmasına İtiraz Ediyor Özel

n

El-Kaide Yandaşları McCain’i Destekliyor Özel

VİDEO HABERLER

YAZARLAR


Ahmet Yıldız

Devletin Din Tasarımı Devam Ediyor

İKTİBAS YAZILAR


Abdurrahman Dilipak

Demirel ve ötekiler...

EN ÇOK OKUNANLAR - YORUMLAR

ANKET

Ergenekon'un bitirilebileceğine inanıyor musunuz?
Evet
Hayır

Sonuçları Göster

FOTO GALERİ

Bu Karikatür Herşeyi Anlatıyor
Salih Memecan bu kez Baykal'ın çarşaf açılımını ve açıklamalarını öyle bir çizdi ki, bu karikatürler
Milliyet'ten tuhaf karikatür
Milliyet çizeri Ercan Akyol, Kurtuluş şavaşı'nın son gazisi Mustafa Şekip Birgöl'ü Ergenekon tutuklu

HABER KÖPRÜLERİMİZ