Bu “Gökyüzü düşüyor mu? Enerji güvenliği ve uluslararası terörizm” adlı araştırmada David Anderson ve Michael Mihalica’nın vardığı sonuçtur.
Araştırmanın özeti şöyle:
Uluslararası cihat örgütlerinin enerji yardımlarını hedef alması yüzünden son zamanlarda Batı daha fazla korkmaktadır. Özellikle el-Kaide’nin bu yardımları kesme yönünde yaptığı tehditlerle ve bu tehditleri 2002 yılında Fransız petrol tankerinin, 24 Şubat 2006’da Arabistan petrol tesisinin patlaması ve Irak petrol hatlarının sık sık maruz kaldığı saldırılarda uygulamaya koymasıyla beraber bu korku daha fazla artmıştır.
Amerika’nın 2003 yılında Irak’a açtığı savaştan sonra, Amerika’yı bu savaşa iten başlıca nedenin petrol hırsızlığı olduğu kanaatinden hareketle el-Kaide’nin enerji tesislerini hedef alma tehditleri arttı. Böylelikle el-Kaide üyelerinin petrol hırsızlığını engellemek için (el-Kaide lideri Usame bin Ladin’in söylediklerine göre) faal olmaları ve operasyonlarını özellikle Irak ve Körfez bölgesinde yoğunlaştırmaları gerekmekteydi.
Bunun yanı sıra, petrol tesislerini hedefleme temelini, el-Kaide örgütünün fikri perspektifinde bulur. Bu perspektif el-Kaide’nin islam halifeliğini geri getirmek için ortaya koyduğu aşamalarda kendini gösterir.
El-Kaide –örgüt liderleriyle çok sayıda görüşme yapan Ürdünlü gazeteci Fuat Hüseyin’e göre- 2020 yılında halifeliği tekrar geri getirecek 4 aşama ortaya koymaktadır. Bunların ilki 2001 yılında uluslar arası ticaret merkezine yapılan saldırıya benzer operasyonlar yaparak halk kitlelerini uyandırmaktır. İkincisi ise 2003’den 2007 yılına kadar sürmüş olan, Batı’yı enerjiden ve casus Arap rejimlerini de onun gelirlerinden mahrum bırakmaktır. Üçüncü aşama; doğrudan İsrail’e saldırabilecek yeterli sayıda kişiyi harekete geçirmektir. Dördüncü aşama ise; Amerika’ya genel olarak da Batı’ya karşı ekonomik savaş açmaktır. Bunun içerisinde Arap petrol tesislerini havaya uçurma ve alt yapıya elektronik saldırılar düzenleme yer alır.
Gaz ve petrolün alt yapısı, el-Kaide için çok cazip bir kaynak olarak kabul edilir. Fakat bunun cazip bir kaynak oluşu gerçek değeri sebebiyle değildir. Devletler bu tesisleri korumak için yüksek miktarda harcamalarda bulunmaktadır. El-Kaide bu tesislere saldırıp bunların korunması için harcanan giderlerin katlanarak artmasıyla bu devletlerin sonunu getirmek istemektedir.
El-Kaide’nin Stratejisi
Amerikan Rand kuruluşu, el-Kaide’nin Amerika’ya karşı olan savaşında takip edebileceği 4 teori ortaya koymaktadır:
1-Zorlama teorisi: Bu teoriye göre el-Kaide Amerika’yı bulunduğu İslam topraklarını terk etmeye zorlayacak.
2-Yıkma teorisi: El-Kaide Amerika’nın İslam âleminin işlerine karışma gücünü azaltmayı hedefleyecek.
3-Harekete geçirme teorisi: El-Kaide burada, Amerikan politikalarına karşı çıkmak gerektiğine inanan çok sayıda kişiyi kullanmaya çalışacak.
4-Rehberlik teorisi: Bu teoriye göre el-Kaide -gelirlerinin ve imkânlarının az olması sebebiyle- diğer cihat örgütleri için sadece bir rehber olacak.
El-Kaide’nin 1993 yılında uluslararası ticaret merkezine yaptığı saldırıdan başlayarak 2004 yılında Mısır Hilton Taba Otel’inin patlamasına kadar düzenlediği 14 operasyonun incelenmesiyle birlikte Rand kuruluşu şu sonuçlara vardı. El-Kaide13 operasyonda “zorlama” stratejisi, 7 operasyonda “rehberlik”, 5 operasyonda “harekete geçirme” ve 5’inde de “yıkım” teorisine uygun hareket etmeyi tercih etmiştir. (Burada her bir operasyon üzerinde birden fazla teorinin geçerli olduğunu hatırlatmak gerekir.)
Dünyanın, 1999–2006 yılları arasında tanık olduğu ve sayısı 2000’e varan terörist eylemler arasında sadece 23 tanesi petrol tesislerine yapılmıştır. Bu sayı, yapılan eylemlerin sadece %1’ine tekabül etmektedir.
1999 yılından bu yana (1999–2001 yılları arasında 1000 operasyondan 2006 yılının başında 6500 operasyon) artmış olmakla beraber petrol tesislerine yapılan operasyonlar 1999–2001 yılları arasında 50’den 2002’de 100’e çıkmış sonra -ara sıra bu sayı artsa da- 50’ye düşmüştür.
Beklenenin aksine bu operasyonların petrol gelirlerine etkisi sınırlı olmuştur. Amerikan enerji bilgileri ajansının 1970–2006 yılları arasında uluslararası enerji fiyatlarına en çok etki eden uluslar arası olaylar hakkında yaptığı listede sadece 3 terörist eylem yer almaktadır. (11 Eylül olayları, 2005 yılında Nijerya ve Irak petrol hatlarına düzenlenen saldırılar ve Nijerya’da petrol üretiminin günlük 600 varil azalmasına sebep olan silahlı saldırılar.)
Terörist saldırıların uluslararası petrol fiyatlarına olan sınırlı etkisinin asıl sebebi, bazı devletlerin daha fazla üretim yapabilme kapasitesine sahip olmasıdır. Bu durum terörist saldırıların sonucu olan petrol yetersizliğini karşılamaktadır. Örneğin OPEC örgütü (özellikle Arabistan) uluslar arası yardımlardaki açığı kapatmak için daha fazla üretim yapabilme kapasitesine sahiptir. Böylelikle yapılan yardımlardaki azalma fiyatları etkilememektedir.
Davet Haber