İngiltere'de yayımlanan gazetelerin ilk baskıları, McCain'in konuşmasından çok önce çıktığından, gazetelerde bu konuşmayla ilgili haber ve yorumlar bulunmuyor.
Ancak Cumhuriyetçiler'in başkan yardımcısı adayı Sarah Palin'in dün yaptığı konuşma enine boyuna irdeleniyor.
Financial Times gazetesine göre, Palin konuşmasıyla "yıldız rolü" kazanmış durumda. Clive Crook imzalı yorumda, Palin'in siyaset sahnesinde doğal bir yetenek olduğu görüşü dile getiriliyor.
Ancak Guardian yazarı Martin Kettle, "Palin ateşi yakmış olabilir ama yarış başka yerde" diyor.
"Palin ehil bir yönetici olabilir. Ama 10.000 nüfuslu bir kentin iki dönem belediye başkanlığını, ardından da ABD'nin en küçük üçüncü eyaletinin 18 ay valiliğini yapmış olması, ülkeyi yönetmeye hazır olduğunu göstermez. Amerikan seçimlerinde başkan yardımcısı adaylarının önemini abartmayın. Bu yarış Palin'le ilgili değil. Bu, Obama ile McCain arasındaki bir yarış."
Kemer sıkma
İngiltere gazetelerinde ülke ekonomisinin kötü gidişatına dair haberler de geniş yer buluyor. Guardian'ın manşeti:
"Kemer sıkan İngiltere: Sıkışıklık tüketicileri alışkanlıklarını değiştirmeye zorluyor"
Haberde, tüketicilerin harcamalarını giderek kıstıkları, 1996 yılından bu yana yeni otomobil alımlarının en düşük seviyelere gerilediği, ev fiyatlarının Ağustos ayında yüzde 12,7 düştüğü gibi bilgilere yer veriliyor.
Financial Times gazetesi, İngiltere Merkez Bankası'nın böylesi bir ortamda faiz oranlarını düşürmeme kararını ele alıyor.
"Merkez Bankası'nın eylemsizlik kararı bekleniyordu, ancak piyasalar bu yıl zarfında faiz oranlarında bir dizi kesintiye gidileceği kanısında. Bazı ekonomistler, Merkez Bankası'nın enflasyonun yüzde 5 seviyelerine yaklaşmasını bekleyeceğini, ardından faiz oranlarında bir gevşemeye gideceğini düşünüyor."
Rubleye müdahale
Financial Times'ın manşetinde ise Rusya'nın ekonomik durumuyla ilgili bir habere yer veriliyor.
"Rus Merkez Bankası dün rubleyi desteklemek için müdahale etmek zorunda kaldı. Uzmanlar, Gürcistan krizi nedeniyle ülkeden 21 milyar dolar yabancı yatırımın çekilmiş olabileceğini düşünüyor."
Gazetenin dünya haberleri sayfalarında da Avrupa'nın doğal gaz konusunda Rusya'ya olan bağımlılığı irdeleniyor.
Analiz yazısına göre, bağımlılık düzeyinde 20 yıldan önce bir farklılık olması düşük bir ihtimal.
Kafkaslar için çözüm yolu
Times, Amerikan Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin Gürcistan ziyaretiyle ilgili olarak şu başlığı atıyor: "Cheney, Moskova'ya 'Gürcistan NATO ittifakımıza girecek.' dedi".
Guardian gazetesi başyazısında, NATO genişlemesinde kırmızı çizgilerin geçildiğini, gerek Ukrayna ve Gürcistan'a NATO vaatleri verilmesinin gerekse Polonya ve Çek Cumhuriyeti'nde füze savunma sistemleri kurulmasının gereksiz ve kışkırtıcı adımlar olduğunu yazıyor.
Gazeteye göre, krizin çözümü için izlenmesi gereken yol şöyle:
"Her iki taraf için de aklın yolu, Gürcistan'ı askerden arındırılmış bir bölge haline getirmek, Gürcü birliklerinin sınırlı şekilde mevzilerine geri dönmeleri karşılığında Rusların geri çekilmelerini sağlamak, büyük bir Avrupalı gözlemci ekibi bulundurmak ve Abhazya ile Güney Osetya'daki Rus askerlerinin sayısını azaltmaktan geçiyor."
Futbol diplomasisi
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yarın Türkiye-Ermenistan Dünya Kupası Grup Elemesi maçını izlemek üzere Erivan'a gidecek olması, Guardian gazetesinin iç sayfalarında geniş yer buluyor. İstanbul mahreçli haberde, "futbol diplomasisi" olarak adlandırılan bu süreçte çıkabilecek olası pürüzlere de dikkat çekiliyor.
"Ermeni yetkililerin bir iyi niyet jesti yaparak maçı izlemek için gelenleri normal vize kontrollerinden muaf tutmasının ardından, Erivan'a yaklaşık 5000 Türk taraftarın gitmesi bekleniyor. Büyük bir taraftar ordusunun varlığı, Gül'ün ziyaretini protesto edeceklerini söyleyen Ermeni milliyetçilerle aralarında çatışmalar çıkması endişelerine neden oluyor."
Maliki'nin maskesi
Guardian yazarlarından Jonathan Steele, bugünkü yazısını Irak Başbakanı Nuri el Maliki'ye ayırmış. Steele, "Maliki maskesini düşürdü." diyor.
"Önce ABD askerlerinin 2011 yılına dek Irak'tan çekilmelerini talep etti. Ardından, Maliki hükümetinin Sünni Uyanış Hareketi'nin altını oymaya çalıştığına dair işaretler görüldü. Ki bu örgüt, Irak'ta el Kaide'ye karşı mücadelelerinde Amerikalıların yanında yer almıştı. Şimdi de stratejik Diyala eyaletindeki tartışmalı bölgelerden Kürt peşmergeleri sürmek için harekete geçiyorlar. Maliki neden bunları yapıyor? Bir Arap gazetesinin deyimiyle 'Kukla artık iplerinden kurtuldu' mu, yoksa 'maskeyi düşürmek' tabirini mi kullanmak daha doğru olur? Niyeti ne olursa olsun, Maliki'nin adımları Irak siyasetini silkeledi. Irak başbakanı; Bush ve McCain'i ters köşeye düşürdü, Obama'ya yardımcı oldu. Önce Maliki'nin mi Bush'un mu yan çizeceğini ise zaman gösterecek."
Sarkozy'den uyarı
Financial Times gazetesinde yer alan bir haberde Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin İran'a yaptığı uyarı aktarılıyor.
"Nicolas Sarkozy, dün, İran'ın askeri bir nükleer programa sahip olmaya çalışmakla çok büyük bir risk aldığını, günün birinde İsrail'in kendisine saldırmaya karar verebileceğini söyleyerek Tahran'ı uyardı. Bir Batılı liderden Tahran'a yapılan bu en açık seçik uyarıda, Sarkozy şöyle dedi: 'İsrail'de hükümet kim olursa olsun, bir sabah İsrail'in saldırıya geçmiş olduğunu görebiliriz. Soru bunun meşru olup olmayacağı değil, zekice olup olmayacağıdır. Bu bir felaket olur. Böylesi bir felaketi önlemeliyiz." ,
BBCTurkish