--Gürcistan Krizi Ankara ve Erivan Arasında Ürkek Yakınlaşmaya Neden Oluyor--
Gürcü-Rus ihtilafı, söz konusu iki ülkenin dışında da bazı şeyleri tersine çevirdi. Ağustos başına kadar Ermenistan Türkiye için çevresindeki önemsiz ülkelerden biriydi. Ankara'nın Erivan ile ilişkileri tarihi nedenlerle ve Ermenistan'ın Karabağ ihtilafı çerçevesinde Azerbaycan'ın bir kısmını işgali nedeniyle kötüydü. Türkiye için Azerbaycan'a, böylece de Hazar Denizi'ndeki enerji kaynaklarına giden yol Gürcistan'dan, yani Ermenistan'ın çevresinden geçiyordu.
Şimdi Gürcistan'ın istikrarı ciddi tehdit altında. Artık planlandığı üzere Azerbaycan'dan Gürcistan üzerinden Türkiye'ye, oradan da Avusturya'ya başka boru hattı, yani Nabucco projesi inşa etmek için milyarlarca avro verecek yatırımcı bulunup bulunmayacağı şüpheli. Ermenistan, Orta Asya'ya alternatif güzergah olarak birdenbire önem kazandı.
Bu değişiklik Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün seyahat planlarını da etkilemiş görünüyor. Öyle görünüyor ki, artık Ermeni meslektaşı Serj Sarkisyan'ın Cumartesi Erivan'da yapılacak Dünya Şampiyonası maçına yaptığı daveti kabul etmeye hazır.
Önümüzdeki günlerde Ünal Çeviköz başkanlığındaki bir Dışişleri Bakanlığı heyeti Erivan'a gidecek. Heyet bazı protokol konularını ve güvenlik önlemlerini yerinde inceleyecek. Türk muhalefeti protesto gösterileri yapılacağını açıkladı. Türkiye'de ayrıca 80'li yıllarda çok sayıda Türk diplomatının Ermeniler tarafından öldürülmesi de unutulmuş değil. İki halk arasında Türkiye'nin reddettiği 1. Dünya Savaşı'ndaki Ermeni soykırımı da hala duruyor.
Gül gerçekten de Ermenistan'a giderse, konu sadece Türk-Ermeni futbol maçı olmayacak, siyasi görüşmeler de yapacak. Konuların başında Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ ihtilafı yer alıyor. Ermenistan hala Ermeni eksklavı Dağlık Karabağ çevresinde Azerbaycan topraklarının yüzde 20'sini işgal altında tutuyor.
Türkiye'de Gül'ün Erivan ziyareti çerçevesinde soykırım suçlaması konusunda karar vermesi istenen ortak tarihçiler komisyonu kurulmasına ilişkin talepten artık bahsedilmemesi dikkat çekiyor. Bu konuda Temmuz’daki yakınlaşma çabaları başarısızlıkla sonuçlanmıştı, zira Ermenistan soykırımı açık tarihi bir sorun olarak görmüyor.
Ayrıca Türk-Ermeni yakınlaşmasında her şeyin hemen güllük gülistanlık olması beklenmiyor. Kaynak verilmeyen Türk basın haberlerine göre, Türkiye'nin Ermenistan'a uyguladığı ekonomik ambargonun kaldırılması da, diplomatik ilişkiler kurulması da söz konusu değil. Bu çekimserliğin en önemli nedeni, kuşkusuz ki Türkiye ile yakın dostluk içindeki Azerbaycan'ın dikkate alınması. Gül, Azeri Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i Ankara'ya davet etti.
Bu arada Gül'ün Ermenistan ve Azerbaycan konusundaki çabaları Ankara'nın Kafkaslar konusundaki diplomatik atağının bir parçası. Başbakan Tayyip Erdoğan Kafkaslar’da İstikrar ve İşbirliği Platformu kurmak istiyor. Bu platforma Türkiye, Rusya, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan'ın katılmaları planlanıyor. Bu platform başından beri tutkulu bir hedefti ve Abhazya ve Güney Osetya'nın Moskova tarafından tanınmasıyla daha kolay hale gelmedi.
Ankara'nın Hiçbir Zaman Dağlık Karabağ Politikası Olmadı
Ankara'nın, işgalci Ermenistan'a yönelik politikasını değiştirmesinin nedenlerinden bahseden siyaset bilimci Vefa Kuluzade, "Türkiye ile Ermenistan'ın yakınlaşması planı Rusya'ya ait. Kremlin, Kafkasya'da blok oluşturmak istiyor ve bu bloğun bedelini Türkiye ödedi. Kremlin, Ermenistan'da Türkiye için her türlü imkan sağlayacağına söz verdi. Ankara, Ermenistan'da iyi para kazanma şansı elde edecek ve Ermeniler, bu aşamada sözde soykırım konusunu gündeme getirmeyecek. Diğer taraftan Rusya, Azerbaycan'ı da Türkiye'ye hediye ediyor. Türkiye'nin Azerbaycan'da ekonomik çıkarları var. Fakat bugün Rusya'nın ülkemizdeki etkisi büyük. Azerbaycan mağazalarında çok sayıda Rus malı var. Rusya'nın Azerbaycan pazarına etkisi, Türkiye'ye kıyasla daha büyük. Öyle gözüküyor ki Rusya, Türkiye'ye, Azerbaycan pazarında taviz vadetmiş. Türkiye'nin Güney Kafkasya'daki rolü sıfıra eşit. Rusya, Kuzey Kafkasya'da da Türkiye için geniş imkanlar sağlayacak. Bu ise Türkiye için çok ilginç bir teklif olduğundan, Rusya'nın planlarını kabul etti" dedi.
Rusya'nın, Dağlık Karabağ konusuyla Azerbaycan'ı kendi tarafına çekebildiği kanısında olan Kuluzade, "Moskova, bu şekilde ülkemizin NATO üyeliğine engel olmak istiyor. Azerbaycan'ın NATO üyesi olmaması için, birkaç köyü veya kenti işgalden kurtarabilir. Hatta Moskova, Dağlık Karabağ'ı tamamen boşaltacağına da söz verebilir. Fakat bunun olacağını sanmıyorum. Bu durumda Azerbaycan, tamamen Rusya'nın kolonisi haline gelebilir. Rusya'nın başlıca amacı, Güney Kafkasya'yı kendi topraklarına katmak. Batı harekete geçmezse, Kremlin istediğini yapacak. Şu anda ABD, seçimlerle oyalanıyor, Rusya ise Batı'nın bazı çevrelerini satın almış. Türkiye gibi önemli bir NATO devletinin, Rusya'nın patronluğu altında çalışmayı kabul etmesi normal karşılanamaz. Bir süre önce Gül'ün, Medvedev'le görüşmek için Yalta'ya, Erdoğan'ın ise Soçi'ye gitmesine şaşırdım. Gürcistan'ın işgali fonunda Türkiye'nin Rusya ile işbirliği yapması bir rezalet. Gürcistan'a saldırı, 15 yıl içerisinde büyük planlar kuran Rusya'nın ilk adımı oldu. Rusya'nın başlıca amacı, boğazlarda kontrolü ele geçirmek. Bu yolla Kremlin, hem enerji tekeline sahip olacak, hem de boğazlardaki güvenliğini sağlayacak. Kafkas Platformu zaten bu anlama geliyor" dedi.
"Tüm olanlardan sonra Ankara'nın, Dağlık Karabağ'a yönelik politikasını değiştirdiği düşünülebilir mi?" şeklindeki soruyu, Kuluzade şöyle yanıtladı: "Türkiye'nin Dağlık Karabağ'a yönelik politikası hiçbir zaman olmadı ve olmayacak. Çünkü Rusya buna izin vermez. Gürcistan'ı işgal eden Rusya, Azerbaycan'ı satın almak istiyor. Bu projeye Türkiye de katıldı. Bu yüzden, Türkiye'yi anlayamıyorum. Ermenistan'la ekonomik işbirliği yaparak, Dağlık Karabağ'ı kurtaracaklarını söylüyorlar. Dağlık Karabağ sorunu sadece siyasi yolla çözülebilir, bunun ekonomi ile bir ilgisi yok" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül'ün Erivan ziyaretinin hiçbir sonuç vermeyeceğini söyleyen Kuluzade, "zaten Gül, döndükten sonra neleri müzakere ettiğini açıklamayacak. Başlıca amaç, bizi de söz konusu platforma sokmak. Sonuç olarak kaybeden biz olacağız. Rusya'nın Azerbaycan'ın işgal altındaki topraklarını geri alması mümkün değil" dedi.
Davet Haber